Gökhan's profile'Kim demiş gül yaşar dik...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 10

    Bir Hikaye YANMAK

    Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:

    --Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş..

    İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş; Demiş ki:

    --Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!

    Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş; Şöyle demiş:

    --Ve bu ateş yakıcı bir şey!

    Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.

    ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek "poff !" diye ortadan kayboluvermiş...

    Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş;
    Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!...

    Yedi Meclis'ten . . .

    “Sen canımın içindesin, canımsa senden habersiz.
    Dünya seninle dolu, dünya senden habersiz.
    Gönlüm, canım nasıl bulsun seni? Çünkü sen . . .
    Tümüyle gönüldesin, gönülse senden habersiz.
    Senin izin hayalde,hayalin senden nasibi yok.
    Senin adın dildedir, dilse senden habersiz.
    İnsanların senden haberi isimledir, izledir.
    İsme, ize karşılık, hepsi senden habersiz.

    Künhünün denizinde inci arayanlar,
    yakin ve zan vadisinde senden habersiz.
    Seni nasıl şerh edip anlatayım? Çünkü sonsuza dek . . .
    şerh senden âcizdir, anlatım senden habersiz.
    Cebrail kanadından sinek nasıl habersizse . . .
    senden haber veren de senden öyle habersiz.”


    MEVLANA CELÂLEDDİN-İ RUMİ
    July 27

    ÇANAKKALE

      

    MGM 1986/3